8 Ekim 2009 Perşembe

Rijkaard'ın B planı Emre Çolak Olmalı


Aslında yaz kampında kesin gözüyle a takıma alınması beklenen Emre Çolak direkten döndü ve Rijkaard tekrar alt yapıya gönderdi. Sevgili Müdürüm Okay Karacan Zaman Gazetesindeki köşesinde Rijkaard'ın Barca'daki döneminden bahsederek güzel bir yazı yazdı. Rijkaard'ın b planının Emre Çolak olması gerektiğini söyledi. Yüzde yüz katılıyorum...

(yazının bir kısmı)
Rijkaard haklı, iki forvete geçerseniz her şeyi yenilemek lazım. Bu yüzden Galatasaray'ın Rijkaard sistemini başarıyla uygulaması için duran topları iyi kullanan adamlarla duran topları gole çeviren adamlara birlikte ihtiyacı var..

Tüm yükü Arda tek başına çekemeyeceğine göre, B planı ikinci Arda olmalı..

Sezon başında bir Emre Çolak vardı mesela...


yazının devamı http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=900700&title=you-forever-walk-alone-sonsuza-dek-yalniz-yuruyeceksin

20 YAŞ ALTI DÜNYA KUPASI'NIN GÖZDELERİ (2)

C GRUBU:

ABD

Dilly(Dilaver) DUKA& Bryan ARGUEZ: Amerika’nın takımına baktığınızda gerçekten futbolun güzellikleri adına bir şeyler görmek zor. İlk maçta sonradan oyuna girerek dikkatimi çekmeyi başaran Dilaver Duka, yetenğiyle “düz” takımında kendi farklılığını belli ediyor. Topla sıcaklığı iyi olan bu oyuncu turnuvadaki iki iyi birleşik devletliden biri.(İlk adının Dilaver olması nedeniyle merakımı çelen bu oyuncuyla maçtan sonra konuşmayı başardım. Türk asıllı değil Arnavut asıllıymışve Türkiye’de oynamayı düşünebilirmiş). Diğer oyuncu ise defansif orta saha görevini üstlenen Bryan Arguez. Doğru zamanda doğru müdahaleleri yapabilen Arguez, kaptığı topları doğru şekilde kullanmayı biliyor.

ALMANYA

Lewis HOLTBY: Kesinlikle takımının kreatif özelliğinin %90’ını sırtlayan bir oyuncu. Çok doğru yerlere çok doğru şiddetle paslar atarak her an arkadaşlarını gol pozisyonunu sokmayı başaran Holtby, Almanya takımında en beğendiğim oyuncuydu. Bonservisi Schalke’de olan bu oyuncunun ismini ilerleyen zamanlarda Bundesliga’da duyacağımıza eminim.

Richard SUKUTA-PASU: Uzun boyu, güçlü fiziği ve teknik kapasitesi ile Almanya takımının ilerideki tek forveti görevini üstlenen bu siyahi oyuncu turnuva başlamadan önce BENDER kardeşlerle en çok merakla beklenen oyuncuydu. Turnuvada iyi işler yapıyor. Takımı Leverkusen’in şu an forvet bolluğunda Bundesliga’da kendine kiralık olarak başka bir takımda yer bulacağını ve önemli bir oyuncu haline geleceğini düşünüyorum.

KAMERUN

Olivier BOUMALE: Özellikle duran topları çok etkili kullanan bu oyuncu her iki kanatta da oynayabiliyor. Defansif anlamda gelişmesi gerekse de kötü Kamerun takımında kendini belli eden bir oyuncu. İspanya’da Albacete’de oynuyor. Gelişimi takip edilmeli.

KORE CUMHURİYETİ

Oh JAE SUK: Sağ bek pozisyonunda oynayan bu oyuncuyu iki maç izledim. Defansif anlamda mükemmel bir disiplini olan Jae Suk, ikili mücadelelerin yüzde 90 ‘nında ayakta kalmayı başaran taraf oluyor. İleri çıkarken topları rastgele değil ayağa oynamaya çalışmasıyla zeki bir bek olduğunu kanıtlayan Koreli ofansif anlamda biraz daha geliştiğinde çok sağlam bir oyuncu olacaktır.
Koo JA CHEOL: Kaptan takımının en başarılı oyuncusu diyebilirim. Orta sahada defansın önünde tek başına ön libero oynayan Ja Cheol’ün mücadele gücü 90 dakika boyunca devam ederken takımının kreatif yükünü de sırtlayabiliyor.Enteresan bir oyuncu.

D GRUBU:

GANA

Ransford OSEI: Turnuvada takım olmayı başarabilmiş az birkaç takımdan biri. 90 dakika boyunca tükenmek bilmeyen kondisyonlarını ilerideki yetenekli oyuncuları ile birleştirince her takıma kök söktürüyor bu Gana. Twente’nin oyuncusu olan Osei ise Gana takımının yetenekli ve güçlü orta sahasının getirdiği topları gole çevirerek önemli ve izlenmeye değer bir oyuncu olduğunu kanıtladı.
Takip edilmesi gerek diğer oyuncular: Quansah, Ayew, Mensah

URUGUAY

Tabare VIUDEZ: Uruguay takımı gerçekten izlenmeye değer bir takım. Potansiyeli yüksek olan birçok oyuncu mevcut. Viudez takımın en çabuk, yetenekli, rakibinin üstüne giden ve gole yakın oyuncusu. İngiltere’ye attığı bir vole golü var ki inanılmaz…

Nicolas LODEIRO: Takımı için her şeyi yapan bir kaptan. Defansif orta saha yada ofansif orta saha görevlerini rahatlıkla üstlenebiliyor. Ama asıl yeri orta sahanın ortası. Koşuyor, mücadele ediyor, top kazanıyor, topu ileri taşıyor, arkadaşlarını pozisyona sokuyor ve gol atıyor. İtalyan scoutları mest etti…

Jonathan URRETAVISCAYA: Cezası nedeniyle gittiğim iki Uruguay maçından sadece birinde izleme fırsatı bulduğum bu oyuncu ayağına çok hakim, agresif, topla hızlı ve pozisyon yaratmakta yeteneği olan bir oyuncu. Bir maçın tam 90 dakikasında oynadığını göremesem de bende iz bırakan bir oyuncu.
Stoperler Marcelo SILVA, Robert HERRERA ve Sebastian COATES(oyun stili Lugano’ya çok ama çok benziyor ama onun gereksiz oyun dışı agresiflikleri yok) ve orta sahada Mauricio PEREYRA aynı zamanda gelecek vadeden oyuncular…

E GRUBU:

BREZİLYA

Rafael TOLOI: Kesinlikle Brezilya’nın ileride çok yetenekli oyuncuları var ama beni mest eden oyuncu defansın tam ortasından geldi. Toloi’nin üst düzey top tekniği olmasına rağmen kesinlikle basit oynamaktan vazgeçmemesi, defanstaki soğukkanlılığı, müdahalelerdeki timing’i, pozisyonlardaki tehlike sezisi çok üst düzeyde. Bugün Türk olsaydı, 19 yaşında olan bu oyuncu, milli takımımızdaki “bir” stoperden iki kat daha iyi iş yapardı.

Paolo HENRIQUE: Fenerbahçe taraftarları hiç korkmasın yeni Alex yolda.. Özgüveni yüksek olan bu oyuncu ondan daha yüksek bir tekniğe sahip. Topla ilişkisi gerçekten çok klas. Duran topları iyi kullanabiliyor ve top saklamayı iyi biliyor. Fakat en önemli özelliği arkadaşlarına her zaman mümkün olan en iyi pası atması. Defansif anlamda ise yeterli değil takım savunmasına yardımcı olduğunu söylemek yanlış olur. İzleyenleri etkilediğini söylemek gerek..

Alan KARDEC: 1.88’lik boyuyla hava toplarında çok etkili olan bu oyuncu ayaklarına da hakim. Top kendisine geldiğinde rakip defansların çekindiği bir oyuncu olan Kardec, arkadan iyi beslendiği takdirdeJardel gibi bir gol makinası olabilir.

DIOGO: Brezilya’nın havasından olsa gerek sol bekler ofansif anlamda bir başka etkili oluyor sambacılarda. Her atakta oyuna katılan Diogo’nun üst düzey top tekniği ve kontrolü ile futsal temeli olduğu açıkça görülüyor. Birebirde ilk hareketi çok hızlı yaparak çok rahat adam geçen bu oyuncunun defansif anlamda gelişmeye ihtiyacı var fakat önündeki kanat oyuncusu içeri giren tarzda bir oyuncu ise sol kanadı çok daha etkili kullanıyor.

GIULIANO, SOUZA, DOUGLAS çok yetenekli ve takımları için önemli oyuncular. Takip edilmeliler.

ÇEK CUMHURİYETİ

Lukas VACHA: Sağ kanatta oynayan bu oyuncu çalışkanlığını yeteneği ile birleştirebilen bir isim. Ofansta çek takımının önemli oyuncularından.
Martin ZEMAN, Jan MORAVEK, Ondrej MAZUCH göze çarpanlardan, Avrupa liglerinde isimlerini duyacağız..

AVUSTRALYA

Kofi DANNING: Avustralya’nın siyahi sağ kanat oyuncusu Danning çabuk ve topla yetenekli bir oyuncu. İzlediğim 3 maçta da teknik direktör tarafından sağ kanada hapsedilmesi yanılış oldu bence. Takımda izleyenlerin dikkatini çeken tek oyuncuydu diyebilirim.

F GRUBU:

MACARİSTAN

Vladimir KOMAN: Takımı için kilit hale gelmiş bu oyuncu forvetle defans arasındaki ilişkiyi iyi kuruyor zaten mücadeleci yapısı ve teknik kapasitesi buna olanak sağlıyor. İtalyan takımı Bari’nin Macar oyuncuyu kadrosunda bulundurmasının nedeni oyuncuyu izleyince açıkça anlaşılıyor.

Özetlemek gerekirse dünya futbolu artık belirli bir taktiğe doğru gidiyor sadece çok küçük değişiklikler takımların oyun yapısını birbirinden ayırıyor. Artık herkes defansını 4’lü olarak kurarken ileride tek forvetli(güçlü,uzun ve teknik) ve kenarlarda daha ofansif oyuncu kurgusunu kullanıyor. Tek fark bazen çift ön liberolu bazen de tek ön liberolu sistemin tercih edilmesi oluyor.
Benim turnuvada en büyük üzüntülerimden biri de; tribünde Barcelona’nın, Arsenal’in, Atletico Madrid’in, Marsilya’nın ve ismini buraya yazmakla bitiremeyeceğim birçok dünya takımının scoutlarıyla, sahada izlediğimiz Türk bir oyuncunun hakkında konuşamamak oldu. Özbekistan’ın, Tahiti’nin olduğu bir turnuvada en azından biz bir üst tura çıkabilirdik. Yazık oldu…

U19 Milli Takımı, Moldova'yı 1-0 yendi


Sorumluluğunu Müfit Erkasap'ın, Teknik Direktörlüğünü Ogün Temizkanoğlu'nun yaptığı U19 Milli Takımımız, Lüksemburg'da düzenle U19 Avrupa Şampiyonası 1. Eleme Turu 3. Grup'taki ilk maçında Moldova'yı 1-0 mağlup etti. Rodange Stadı'nda oynanan karşılaşmada Milli Takımımızın golünü 66. dakikada Oltan Karakullukçu kaydetti.

Türkiye: Metin Uçar, Emre Yüksektepe (Dk. 67 Berk Neziroğulları), Volkan Dikmen, Necip Uysal, İsmail Haktan Odabaşı, Cem Sultan, Emre Çolak (Dk. 64 Oltan Karakullukçu), Erkan Kaş (Dk. 46 Abdulkadir Kayalı), Erhan Karayer, Mustafa Olcaytu Ergen, Cenk Güvenç.

7 Ekim 2009 Çarşamba

Sergen'e Küfür...


Beşiktaş'ın A2 takımının başına geçtiğini duyunca çok sevinmiştim. Çünkü bizde herkes tepeden başlamak istiyor. Sonları ise hep aynı bitiyor. Ama Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük yeneteklerinden bitanesi bunu anlatmama da çok gerek yok zaten. Şimdi Arda nasıl tüm takım taraftarları tarafından seviliyor ise Sergen'de yeteneğiyle futbol tutkunlarını herkesi kendine hayran bırakmıştı. Dün Vakıfköy tesislerinde Beşiktaş a2 takımı Bursaspor ile karşılaşıyor. Maçı siyah beyazlılar 3-1kazanıyor. Haber bu değil aslında... Maç sonu Sergen Yalçın'a küfür ediliyor. Soruyorum O Vakıfköy tesislerine Sergen gibi birisi kaç kez geldi? Yazık gerçekten yazık. Futbol ülkesi olamamak bu olsa gerek. Bu güzel oyunun kuralının sadece kazanmak olmadığını öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor. Geçen yıl bende o tesislerdeydim Galatasaray, lider durumdaki Bursa'nın paf takımını 5-0 yeniyordu. Başka yerde olsa lideri 5-0 yenen oyuncular alkışlanırdı ama anaları avratları düz gidilmişti. Eskilerimizden duyuyoruz stadlarda maçlar yarı yarıya taraftarla izlenirmiş. Şimdi yüzde 5. Teknoloji ve başka alanlarda ileri doğru gidiyor olabiliriz ama bazı konularda geriliyoruz...

6 Ekim 2009 Salı

Emre Yüksektepe Milli oldu...


Onu geçen yıl Galatasaray Süper genç takımından tanıdım.

Çok efendi.

Yanı sıra çok hızlı ve etkili bir oyuncu.

Galatasaray-Beşiktaş maçı oynanıyor son on dakika'da Halim fıçıcı oyuna aldı. Karşılaşma 2-2 devam ediyordu.

Ambiane tabirle sağ kanadı yardırdı ve inanılmaz bir gol attı. Aklıma bu şekilde yer edinmişti.

U19'un milli takım kardosuna çağrılmış. Hayırlı olsun onun adına çok sevindim.

Futbola Altınova kulübünde başlayan Emre 2007 yılından bu yana Galatasaray alt yapısında oynuyor.

Geçen sezon Dsgl'den takıma katılan ve en fazla forma şansı bulan isimlerden bitanesi...

Galatasaray'ın emektar hocalarından Halim Fıçıcı'nın üzerinde emeği çoktur...

Bu arada 1991 Doğumlu Yüksektepe Geçen sezon DSGL'de 25 maçta 5 gole imza atmıştı...

Bolu'yu Anıl vurdu...


İnternetten izledim maçı. wwww.galatasaray.com adresinden. Maçın ilk yarısı 0-0 bitti ikinci yarıda soldan Caner Öztel ortaladı gelişine çok şık bir vuruşla Anıl Dilaver Galatasaray A 2 takımının tek golünü attı. Sarı kırmızılı gençler maçı 1-0 kazanarak puanını 16'ya çıkarttı ve gruptaki liderliğini sürdürdü.

Not: Anıl Dilaver bu sezonki 4. golünü attı...

Sinan Osmanoğlu cezalı olduğu için oynayamadı. Cem sultan, Berk, Emre Çolak ve Emrah Yollu, Eray İşca ve Emre Yüksektepe Milli takım kadrosunda yer aldığı için kadroda değildi. Galatasaray takımına büyük umutlarla transfer edilen Alparslan Erdem ve Serkan Kurtuluş'da 90 dakika forma giydi. A takımda oynamaları imkansız tabi. Yazık yıllık 600 bin tl kazanan ve büyük umutlarla transfer edilen bu oyuncuların ne yazıkki Berk ve Onur'dan hiç bir ekstra özelliğide yok bunu oynadıkları bu maçlarda çok rahatlıkla görebiliyoruz. Tek fark O çocuklar 2-3 ayda bir yatırılan 1.500 tl maaşa oynarken onlar 600 700 bin tl'ye oynuyor. Antrenör Nedim Yiğit'inde bu işten cok hoşnut olduğunu sanmıyorum. Oda kendi oyuncularını oynatmak ister napsın ama emir yukarıdan...

20 YAŞ ALTI DÜNYA KUPASI'NIN GÖZDELERİ

"Alp Şengünler" Yetenek avcısı... Alp Mısır'da düzenlenen kupayı yakından takip edenlerden rica ettim kendisinden bir yazı yazıp gönderirmisin diye. Oda kırmadı ve açıkçası beklediğimden daha kapsamlı bir şekilde güzel bir yazı yazmış. Noktasına virgülüne dokunmadan ilk bölümü yayınlıyorum.

Teşekkürler Alp...

Dünya futbolunda çok önemli oyuncuların 18 yaşında bile üst düzey rekabete dahil olduğu yeni dönemde Mısır’ın evsahipliğini yaptığı 20 Yaşaltı Dünya Kupası şu sıralarda bizlere birçok yeteneği görme fırsatı tanıyor. Geride kalan 7-8 senelik süreye baktığımızda Saviola, Messi, Agüero gibi yıldızları taçlandıran bu turnuvanın bu yıl da çok önemli isimleri parlatacağı kesin gibi gözüküyor. Şampiyonada olgunluk düzeyi üst seviye ulaşmış oyuncuların yanı sıra potansiyeli gerçekten yüksek olan ve turnuvanın ardından kendi liglerinde gelişimleri takip edilmesi gereken birçok oyuncu mevcut… Bazı takımlarda birçok oyuncu göze çarparken bazılarında ise neredeyse izleyenleri etkileyen hiçbir oyuncu olmadı. Ben de gruplarda sırasıyla bu birkaç oyuncudan bahsetmek istiyorum.

A GRUBU:

MISIR
Afroto: 21 kişilik Mısır kadrosuna tam 9 oyuncusunu gönderen ülkenin lokomotif takımı Al Ahly’nin oyuncusu olan Afroto; takımının en çok öne çıkan oyuncusu konumunda. İki kanatta da görev yapabilen solak isim, topla oldukça süratli ve son vuruşları etkili bir şekilde yapabiliyor. Bire birde adam geçerken patlama özelliği sayesinde rakibinden kopabilen ve de çoğu zaman faulle durdurulabilen bu oyuncu, serbest atışları da etkili kullanarak top ona her geldiğinde tehlike yaratmayı başarabiliyor. Eğer Mısır takımından herhangi bir oyuncu Avrupa’ya transfer olursa ilk ikide Afroto’nun olacağı kesin gibi gözüküyor.

Mohamed TALAAT: Takımının oyun düzeninde tek forvet olarak görev yapan bu oyuncu fiziği ve görünüşü ile Mido’yu andırsa da rakip defansları zorlayabilen ve pozisyon yaratmayı başarabilen bir forvet. Top rakipdeyken pres yaparak defansı rahat çıkartmıyor ve ceza sahasındaki stabil olmayan hareketli oyun yapısıyla gelecek vadeden bir oyuncu. Gelişiminin kesinlikle takip edilmesi gerek..


PARAGUAY

Ronald HUTH: Bonservisi Liverpool’da bulunan fakat Vicenza’da kiralık olarak forma giyen bu stoper üstün fiziği ve özgüveni ile Paraguay’ın dikkat çeken isimlerinden. İkili mücadelelerde başarı yüzdesinin yüksek olmasının yanı sıra ani müdahalelerde rakip yerine topa girerek önemli bir oyuncu olduğunu ilk maçtan kanıtladı. İzlediğimiz iki maç sonunda tek hatasında -belki de özgüveni yüksek olması nedeniyle – kırmızı kart gördü. İsmini ilerleyen senelerde önemli defans oyuncuları arasında duymamız muhtemel..

Gustavo CRISTALDO: Sol kanada yakın görev yapan bu oyuncu açıkçası takımında en çok göze çarpan 2-3 oyuncudan biri. Oyun görüşünün yüksek olmasının yanı sıra ofansif orta saha olarak görev yapan bu oyuncu defansif anlamda da çok çalışkan. Topla her buluştuğunda diğer kanattaki Villarealli arkadaşı Hernan PEREZ gibi takımını hızla atağa kaldıran bu isim Paraguay’ın turnuvada üst turlara çıkmasını sağlayabilir..


Federico SANTANDER: Şampiyonada birçok takımın artık tek forvetli ve orta sahayı kalabalık tutan bir oyun anlayışı ile sahaya çıktığını görüyoruz. Dolayısıyla ilerideki bu tek forvetin birçok özelliği bünyesinde barındırması gerekiyor. Uzun boylu ve kalıplı sayılabilecek Federico Santander çok çalışkan olmasının yanı sıra arkadaşları için pozisyon hazırlayabilecek kadar teknik dolayısıyla gol vuruşlarında becerikli bir oyuncu. Kesinlike takip edilmesi gerek.

İTALYA

Silvano RAGGIO: Oyun stili, mevkisi, hırsı ve fiziki benzerliği ile Daniele De Rossi’yi andıran bu oyuncu takımının hem defansta hem ofansta en önemli oyuncusu. Geride önemli müdahaleleri ile topu kazanabilen bu isim bu topu kullanmaktan çekinmeyen ve aynı zamanda da sıkıntı çekmeyen bir oyuncu. Savaşçı kimliği şu turnuvada takımı İtalya’yı ayakta tutan önemli özelliklerden biri.

B GRUBU:

NİJERYA

Obiora NWANKWO: İlk maçında stoper olarak başlayan bu defans oyuncusu değişiklikler sonucunda orta sahaya geçerek bizlere zeki bir oyuncu olduğunu, doğru paslarla takımını rahatlatan ve ileri çıkmasını sağlayan biri olduğunu kanıtladı. Nijerya’nın göze çarpan oyuncularından..

VENEZUELA

Jonathan DEL VALLE: Venezuela’nın en öne çıkan ismi olan DEL VALLE bu yazı kaleme alınırken 4 golle turnuvanın en golcü oyuncusu konumunda. Golü koklayabilen bir forvet ve gol vuruşları oldukça etkili. Hızıyla bir anda rahat olduğunu düşünen bir defans oyuncusuna tehlike yaratıp kendine gol şansı yaratabiliyor.

İSPANYA

Fran MERIDA: Zaten fazla bir şey söylemeye gerek yok, Merida klas İspanyol takımının oyunuyla da beraber turnuvanın yıldızı olmaya aday. Güzel gollerine ve paslarına devam ederek Arsenal’in gençler konusunda ne kadar doğru işler yaptığını birkez daha ortaya koyuyor. Takımını en azından yarı finale kadar taşıyacağını düşünüyorum.

Aaron NIGUEZ: Milli kadroya şu an ikinci ligde bulunan Celta Vigo’dan dahil olan bu oyuncu yüksek hızı ve gol vuruşlarıyla, gol yüzdesi yüksek olan bir kanat oyuncusu. Bu oyununa devam ederse turnuvanın ardından transfer yapması çok yüksek bir ihtimal.

Daniel PAREJO: Tabiiki Merida, Niguez ve Asenjo gibi isimler İspanyol takımında en çok konuşulan isimler ama benim en çok beğendiğim oyuncu orta saha oyuncusu PAREJO oldu. Topla çok rahat ve saha içerisinde %90 oranında yapılabilecek en doğru hareketi yapıyor. Paslarının şiddeti ve isabeti olağanüstü. Takımını oldukça rahatlatıyor ve ön taraftaki hızlı oyunculara en uygun pasları atmayı iyi biliyor.

Emilio N’SUE: Afrika orijinli bu oyuncu tek forvet olarak görev yaptığı takımında hızını, tekniğini ve fizik gücünü dengelemiş bir isim olarak öne çıkıyor. Zaten karşı kaleye rahat gidebilen İspanyol takımında ileri atılan toplar onun sayesinde geri dönmüyor, orada kalarak oyun kurulabiliyor. 2 – 3 sene içerisinde La Liga’da ismini büyük harflerle duymamız mümkün.



devamı gelecek...

5 Ekim 2009 Pazartesi

İnsanın vaybe diyesi geliyor...


Gökhan Töre... Daha önce ilk kez ümit milli takımın Beşiktaş ile oynadığı maçta izlemiştim ve bir videosunu sizlerle paylaşmıştım. Tam saha dergisine röportaj vermiş transfer sürecini anlatıyor. Ama ilgi çeken bir kısım var. İlgi çekici...

Muhabir soruyor. Chelsea'deki abilerinle aran nasıl?

Gökhan'da anlatıyor...

Evimin hemen yanında Salomon Kalou oturuyor. Onunla dışarı çıkıp geziyoruz, bazen evde playstation oynuyoruz. Essien'le, Ferreira'yla, Joe Cole'la aram çok iyi. Hepsi yıldız oyuncular ama aynı zamanda çok da iyi insanlar. Genç oyuncularla ilişkilerinde, "Ben büyüğüm, sen küçüksün, haddini bil" gibi bir tavırları asla yok. Ben milli takımlardaki arkadaşlarımdan biliyorum; mesela antrenmanda bir bacakarası attıklarında, takımdaki ağabeyleri tarafından, "Kendini ne zannediyorsun, bizimle dalga mı geçiyorsun?" diye azarlanabiliyorlar. İngiltere'de oynadığım futbolcuların hepsi dünya çapında birer star ama hiçbiri bana böyle davranmıyor. Burada bir takım arkadaşınıza antrenmanda bacakarası attığınız zaman, "Aferin, süpersin, aynen devam et" diye teşvik ediyor. Bu çok güzel bir şey. Genç oyuncunun kendisine güven kazanmasını ve moral bulmasını sağlıyor. Avrupa futbolundan farkımız, ya da bizim futbolcuların avrupadakilerden kafa yapısı olarak ne gibi farkı var diye soruyoruz ama çok fark var...

30 Eylül 2009 Çarşamba

ARTUN AKÇAKIN

Bu ismi bir kaç yıl sonra daha sık duyacağımıza eminim. Daha önce bloga yazmayı düsündüm ancak bu sıralar zaman bulamıyordum. Four four two(4-4-2) yazmış birazda ordan alıntı yapıyorum.

Bu sezon A2 liginde Gençlerbirliği forması giyen oyuncu 1993 doğumlu ve şimdiden ağlara 3 gol göndermeyi başardı. Aslında gerçekten onun işi gol atmak, 2003 yılından bu yana Gençlerbirliği alt yapısının çeşitli kademelerinde görev aldı. Ayrıca 24 kez Milli formayı'da giydi. Ay yıldızlı forma ile rakip filelere 19 gol gönderdi. Bu bilgiler teorik olanlardı. Henüz 16 yaşında olmasına rağmen çok iyi bir fiziğe sahip bunu da saha da iyi kullanıyor. Zaten oyun stilini Adriano'ya benzetiyor. Hedefi ise öncelikli olarak Galatasaray ya da Beşiktaş forması giymek ardındanda M. united'e transfer olmak. Serdar Ortaç, Demet Akalın ve Yalın'ı dinliyormuş. Four four two soruyor kendisine en beğendiğin kadın hangisi diye? Cevap, Aysun Kayacı :)

25 Eylül 2009 Cuma

U 19'UN KADROSU BELLİ OLDU


Lüksemburg, Almanya ve Moldova ile aynı grupta mücadele edecek U19 Milli Takımımızın aday kadrosuna şu oyuncular davet edildi:

Berk NEZİROĞLULARI, Cem SULTAN, Emrah YOLLU, Eray İŞCAN (Galatasaray A.Ş.), Necip UYSAL, Rıdvan ŞİMŞEK, Erkan KAŞ (Beşiktaş A.Ş.), Özgür ÇEK (Ankaraspor A.Ş.), İsmail Haktan ODABAŞI (Bursaspor), Abdülkadir KAYALI (Fenerbahçe), Cenk GÜVENÇ (Gaziantepspor), Yaser HACIMUSTAFAOĞLU (Kayserispor), Mücahit ATALAY (Trabzonspor A.Ş.), Metin UÇAR, Soner AYDOĞDU (Hacettepe Spor), Erhan KARAYER (Dardanelspor A.Ş.), Mustafa Olcaytu ERGEN (Malatyaspor), Oltan KARAKULLUKÇU (Gümüşhanespor), Ali HELVACI (Denizli Belediyespor), Volkan DİKMEN (Hertha BSC Berlin).

NOT: Kadroda Eren Albayrak, Emre Çolak ile Sohchoux'da forma giyen Serdar gibi hucum oyuncularının yer almaması ilgimi çekti.

Bravo Kaş


Sabah gazeteleri karıştırırken Milliyet'te gözüme çarptı. Beşiktaşlı İbrahim Kaş alt yapı çalışanlarına 1000'er tl dağıtmış. Örnek gösterilebilecek bir davranış. Nerden geldiğini unutmamış. Yılda 1 bucuk milyon euro kazanan futbolcunun 20-30 bin tlyi dağıtması onun maddi kaybı olarak gözükmeyebilir. Ancak O çalışanların eminimki 1000 tl ye ihtiyacları vardı. Bravo İbrahim Kaş. Hiç kimse nerden geldiğini unutmamalı...

23 Eylül 2009 Çarşamba

Ali Kucik 4ledi...


A2 liginde Galatasaray'ın bay geçtiği haftada Beşiktaş sahasında Kocaelispor'u 8-1 gibi farklı skorla mağlup etti. Siyah beyazlılarda ligde daha önce 3 golü bulunan 91 doğumlu Ali Kucik attığı 4 golle gol sayısını 7'ye çıkarttı. Can erdem ise bu karşılaşmada 3 gol attı.

18 Eylül 2009 Cuma

Şampiyonların gençleri...


Bu hafta şampiyonlar liginde mücadele eden 1989 ve sonrası forma giyen gençler...
İlgi çeken takım ise Standart Liege tam 4 oyuncuyla bu ligde mücadele ediyor. Türk kalecisi Sinan Bolat ise sadece 88 doğumlu...

1- Bayern Munih 1989 Thomas Müller (almanya)90 dakika 2 gol

2- Bayern Munih 1989 Holger Badstuder (almanya) 90 dakika

3- Maccabi Haifa 1991 Eyal Golasa (israil) 90 dakika

4- Maccabi Haifa 1991 Mohammad Ghadir (filistin) 67 dakika

5- Milan Pato 1989 (Brezilya) 90 dakika

6- Zurih 1991 Philippe Koch (isviçre) 90 dakika

7- Atletico Madrid 1989 Alvaro Domingeuez (ispanya) 90 dakika

8- Lıverpool 1989 Emiliano Insua (arjantin) 90 dakika

9- Lyon 1990 Miralem Pjanic (Bosna – Hersek) 80 dakika 1 gol

10- Fiorentina 1989 Stevan Jovetic (Karadağ) 33 dakika

11- Dinamo Kiev 1989 Andriy Yormolenko (Ukrayna) 64 dakika

12- İnter 1991 Davide Santon (italya) 11 Dakika

13- İnter 1990 Mario Bolotelli (italya) 6 dakika

14- Stuttgart 1989 Timo Gebhart (Almanya) 24 dakika

15- Standart Liege 1991 Eliaquim Mangala (Fransa) 90 dakika

16- Standart Liege 1989 Axel Vitsel (belçika) 84 dakika

17- Standart Liege 1989 Mehdi Carcela (fas) 90 dakika

18- Standart Liege 1990 Moussa Traore (fildişi sahilleri) 7 dakika


19- Arsenal 1990 Aoran Ramsey (galler) 21 dakika

20- Arsenal 1992 Jack Wilshere (ingiltere) 5 dakika

17 Eylül 2009 Perşembe

Beşiktaş ve Galatasaray galip...


Sezonun ikinci derbisi Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynandı. İki takım bu maç öncesinde 2ve3. sırayı paylaşıyordu. Fenerbahçe evinde oynamanın avantajını kullanamadı. Maçı Beşiktaş Ömer Karancı ve Ali Kucik'in golleriyle 2-0 kazanmasını bildi. Grupta Galatasaray'ın ardından ikinci sıraya yükseldi. Ali Kucik gollerine devam ediyor..

Galatasaray ise Kasımpaşa'yı konuk etti. Anıl Dilaver, Serdar Eylik, Emre Çolak ve Cem Sultan'ın attığı gollerle karşılaşmadan 4-0 galip ayrıldı ve liderliğini sürdürdü. Berk Neziroğulları sakatlığı nedeniyle bu karşılaşmada forma şansı bulamadı.

Galatasaray'da Eray İşcan, Gencay, Murat Akça, Serdar, Serkan Kurtuluş, Caner Öztel, Cumhur Yılmaztürk,Emre Çolak, Cem Sultan, Anıl Dilaver (Berkin, 59'), Serdar Eylik forma şansı buldu.

Eray İşcan'da bu sezon ilk kez 11 de şans buldu. Gecen sezon Beylerbeyi'nden transfer edilen oyuncu 1991 doğumlu ve boyu 1.90'ın üzerinde geçen sezon u18'e çağrılıyordu. Bu sezonda yine u19 milli takımına çağrılan bir isim. Galatasaray'ın gelecekteki kalecisi olabilir.

14 Eylül 2009 Pazartesi

A2'de Derbi Heyecanı


Marmara grubunda sezonun ikinci derbisi Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacak. Maç 16 Eylül Çarşamba 16:00'da Dereağzında. Ayrıca aynı saatte Galatasaray, Kasımpaşa ile Florya Metin Oktay Tesislerinde karşılaşacak. İki nefis mücadele. Hemde bedava.

A 2 liginde 3 hafta geride kalırken


A 2 LİGİNDE 3 HAFTAYI GERİDE BIRAKIRKEN,


Ege Grubu

Geçen sezon'un Paf ligi şampiyonu Antalyaspor Grupta 3te 3 yaptı ve lider durumda. Karşı yaka ise bir maç eksiğiyle 2de 2 yapmış durumda.

Gol krallığında Antalyaspor'dan 91 doğumlu Gökhan Korkmaz 3 golle lider durumda. Karşıyaka'dan 1990 doğumlu Erdi Kasapoğlu ve Kerim Aydın ile Manisaspor 1992 doğumlu Bülent Cevahir'in 2 şer golü bulnuyor.
-----------------------------------------------------------------------------------

Marmara Grubu

Bu grupta lider Galatasaray 3 maçta 2 galibiyet ve 1 beraberlik aldı. 2 ve 3. sırada Fenerbahçe ve Beşiktaş var puanları 6.

Gol krallığında Beşiktaş'dan 88 doğulmu Can Erdem 5 golle ilk sırada, 2 golle, ikinciliğiyse sırasıyla Galatasaray'dan 1990 doğumlu Anıl Dilaver ve Murat Akça, yine Beşiktaş'tan 91li Ali Kucik 90lı Onur Bayramoğlu, Fenerbahçeden 91li Furkan Aydın ile Boluspordan 90lı Metin kara var.
------------------------------------------------------------------------------------

Güney Grubu

Kayseri Erciyesspor 3te 3 yaparak liderlik koltuğuna oturmuş durumda. Hemen gerisinde 2 ve 3. sıralarda Sivas ve Antep var Bu iki takımın 1 er maçı eksik durumda.

Gol krallığında 8 golle 1992 Doğumlu Mehmet Yaman var, 2. sırada Gaziantepspor'dan 91 doğumlu Cengiz Çelik yer alıyor
-------------------------------------------------------------------------------------

Kuzey Grubu

3 maçta 2 galibiyet 1 de beraberlik alan Ankaraspor 7 puanla lider durumda. 6 şar puanı bulunan Samsun ve Trabzon 2 ve 3. sırada.

Samsunspor'dan 1990 doğumlu olan Gökhan Özkan ve Ankaraspor'dan yine 90 doğumlu Uğur Oğan 4 er golle krallığı paylaşıyor
-------------------------------------------------------------------------------------

Not: - Ligin En fazla gol atan takımı 13 Golle Kayseri Erciyesspor, 11 golle Beşiktaş 2. sırada.

- Ligin En az gol yiyen takımlari ise Sivas ve Gaziantepspor henüz kalelerinde gol görmedi. Fenerbahçe ise sadece 1 gol yedi.

8 Eylül 2009 Salı

A 2 ligi



Galatasaray A2 takımı ligin 3. haftasında deplasmanda İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u 4-1 mağlup etmeyi başardı. Sarı kırmızılılarda Murat Akça, Ufuk Muhtar birer gol atarken Anıl Dilaver iki gol birden attıa. Galatasaray Marmara grubunda 2. galibiyetini almayı başardı. Emre Çolak bu karşılaşmada cezalı olduğu için forma giyemedi. Bu arada 2 gol atan Anıl Dilaver geçen sezon paf liginde attığı 17 golle takımının en golcü ismi olmuştu.

Emirhan Ergün, Onur Arıkan, Gencay Erten (Yusuf Akyel), Murat Akça, Sinan Osmanoğlu, Uğur Ayhan (Berkin Aslan), Caner Öztel (Ufuk Muhtar), Cumhur Yılmaztürk, Anıl Dilaver, Serdar Eylik, Emre Yüksektepe

Goller:
Dk.11 Murat Akça, Dk.49-66 Anıl Dilaver, Dk.76 Ufuk Muhtar (Galatasaray), Dk.78 Özgür (İstanbul Bşb)

GÖKHAN TÖRE'DEN 10.5 NUMARA ÇALIM



Görüntüler Beşiktaş - Ümit milli takım hazırlık maçından. Çalımı atan Gökhan Töre 1992 doğumlu ve Chelsea B takımında oynuyor. Bayer Leverkusen'den Chelsea'ye transfer olmuştu...

7 Eylül 2009 Pazartesi

Jan Derks


Fatih İbradı'nın gönderilmesinden sonra Galatasaray'da alt yapının başına Hollandalı hocaların getirileceği açıklanmıştı. Bugün bazı gazetelerde Jan Derks'in isminin geçtiğini okudum. Araştırdım ancak çok net bilgiler mevcut değil ama daha önce Neskenss ile birlikte çalıştığını sanıyorum bu eklediğim fotoğraftan bu anlaşılıyor.

6 Eylül 2009 Pazar

Bravo Ümit Milli Takım


Dün inönü stadyumundaydım. Beşiktaş-Ümit Milli takım hazırlık maçı vardı. Daha Önce Beşiktaş A2 takım ile A takım karması olacağı söylenmişti ama sahadakilerin yüzde 90'ı a takım oyuncularıydı. Yeni transfer tabata'da 15 numaralı formasıyla sahadaydı. Bu arada ilk yarıyı kaçırmıştık skorbord 1-1'i gösteriyordu. İlk yarıda Ümit milli takımdan İsmail Yigit Gökoğlan ve Tabata'nın karşılıklı golleri vardı. İkinci yarı başlar başlamaz gözüme 11 numaralı oyuncu çarptı. Hemen bi esame listesi bulup ismini öğrendim. Bu oyuncu Gökhan Töre'ydi. Bayer leverkusen alt yapısından İngiliz devi chelsa'nın yolunu tutmuş bir isim. Stili Rooney'e çok benziyor. Basın trübünündeki herkes hayran kalmadı desem yalan olur. Tabata'yı bir oyana bir bu yana yatırdı. Çok iyi fiziği var onunla ilgili ayrıltılı yazıyıda yakında yazıcam. İkinci yarı bol gollü geçti. Sahada bir diğer dikkatimi çeken isim ise Onur Bayramoğlu oldu. Genç yetenekler kısmında kendisini tanıtmıştım sizlere. Aslında en merak etttiğim oyunculardan bitanesiydi ve Mustafa Denizli son 20 dakika şans verdiğinde ne yapabilirki bu kadar az sürede demiştim. Onur beni şaşırttı. Yerli Kaka lakaplı Onur önce 25 metrelik uzun bir pasla Ömer kazancıya bir gol attırdı. Ardından kornerden gelen bir topu tamamladı ve 20 dakika'da Bir gol birde asist yaptı. Karşılaşmayı Ümit milli takım geçen yılın şampiyonu Beşiktaş karşısında 4-3 galip kapadı. Maç sonunda Teknik direktör Hami Mandıralı'nın yüzünde de bunun şaşkınlığı vardı. Yaptığım röportajda da bunu saklamadı zaten. Tevfik Köse ile yine röportaj yapma şansı buldum yine kendisini genç yetenekler kısmında tanıtmıştım. Türkiye'ye tekrar dönme gibi bir düşüncen varmı dedim ama şimdilik Bayer Leverkusen'de oynamak istiyorum dedi. Kadro'da bulunan tek Galatasaraylı isim ise Aydın Yılmaz'dı maç sonrasında elimde 24 mikrofonunu görünce çok şaşırdı. Çünkü 2 yıl boyunca Gstv mikrofonuyla görmüştü. Hasret giderdik onunla'da. Bir parantezde Bursasporlu Serdar Aziz için açmak istiyorum. Sahanın belkide en iyisiydi.

Son söz :) Ümit milli takımı çok beğendim, yarın'da Gürcistan ile grup maçları var ayrıntılar yine burda olacak.