Gözden kaçanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gözden kaçanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2009 Perşembe

Rijkaard'ın B planı Emre Çolak Olmalı


Aslında yaz kampında kesin gözüyle a takıma alınması beklenen Emre Çolak direkten döndü ve Rijkaard tekrar alt yapıya gönderdi. Sevgili Müdürüm Okay Karacan Zaman Gazetesindeki köşesinde Rijkaard'ın Barca'daki döneminden bahsederek güzel bir yazı yazdı. Rijkaard'ın b planının Emre Çolak olması gerektiğini söyledi. Yüzde yüz katılıyorum...

(yazının bir kısmı)
Rijkaard haklı, iki forvete geçerseniz her şeyi yenilemek lazım. Bu yüzden Galatasaray'ın Rijkaard sistemini başarıyla uygulaması için duran topları iyi kullanan adamlarla duran topları gole çeviren adamlara birlikte ihtiyacı var..

Tüm yükü Arda tek başına çekemeyeceğine göre, B planı ikinci Arda olmalı..

Sezon başında bir Emre Çolak vardı mesela...


yazının devamı http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=900700&title=you-forever-walk-alone-sonsuza-dek-yalniz-yuruyeceksin

7 Ekim 2009 Çarşamba

Sergen'e Küfür...


Beşiktaş'ın A2 takımının başına geçtiğini duyunca çok sevinmiştim. Çünkü bizde herkes tepeden başlamak istiyor. Sonları ise hep aynı bitiyor. Ama Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük yeneteklerinden bitanesi bunu anlatmama da çok gerek yok zaten. Şimdi Arda nasıl tüm takım taraftarları tarafından seviliyor ise Sergen'de yeteneğiyle futbol tutkunlarını herkesi kendine hayran bırakmıştı. Dün Vakıfköy tesislerinde Beşiktaş a2 takımı Bursaspor ile karşılaşıyor. Maçı siyah beyazlılar 3-1kazanıyor. Haber bu değil aslında... Maç sonu Sergen Yalçın'a küfür ediliyor. Soruyorum O Vakıfköy tesislerine Sergen gibi birisi kaç kez geldi? Yazık gerçekten yazık. Futbol ülkesi olamamak bu olsa gerek. Bu güzel oyunun kuralının sadece kazanmak olmadığını öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor. Geçen yıl bende o tesislerdeydim Galatasaray, lider durumdaki Bursa'nın paf takımını 5-0 yeniyordu. Başka yerde olsa lideri 5-0 yenen oyuncular alkışlanırdı ama anaları avratları düz gidilmişti. Eskilerimizden duyuyoruz stadlarda maçlar yarı yarıya taraftarla izlenirmiş. Şimdi yüzde 5. Teknoloji ve başka alanlarda ileri doğru gidiyor olabiliriz ama bazı konularda geriliyoruz...

6 Ekim 2009 Salı

20 YAŞ ALTI DÜNYA KUPASI'NIN GÖZDELERİ

"Alp Şengünler" Yetenek avcısı... Alp Mısır'da düzenlenen kupayı yakından takip edenlerden rica ettim kendisinden bir yazı yazıp gönderirmisin diye. Oda kırmadı ve açıkçası beklediğimden daha kapsamlı bir şekilde güzel bir yazı yazmış. Noktasına virgülüne dokunmadan ilk bölümü yayınlıyorum.

Teşekkürler Alp...

Dünya futbolunda çok önemli oyuncuların 18 yaşında bile üst düzey rekabete dahil olduğu yeni dönemde Mısır’ın evsahipliğini yaptığı 20 Yaşaltı Dünya Kupası şu sıralarda bizlere birçok yeteneği görme fırsatı tanıyor. Geride kalan 7-8 senelik süreye baktığımızda Saviola, Messi, Agüero gibi yıldızları taçlandıran bu turnuvanın bu yıl da çok önemli isimleri parlatacağı kesin gibi gözüküyor. Şampiyonada olgunluk düzeyi üst seviye ulaşmış oyuncuların yanı sıra potansiyeli gerçekten yüksek olan ve turnuvanın ardından kendi liglerinde gelişimleri takip edilmesi gereken birçok oyuncu mevcut… Bazı takımlarda birçok oyuncu göze çarparken bazılarında ise neredeyse izleyenleri etkileyen hiçbir oyuncu olmadı. Ben de gruplarda sırasıyla bu birkaç oyuncudan bahsetmek istiyorum.

A GRUBU:

MISIR
Afroto: 21 kişilik Mısır kadrosuna tam 9 oyuncusunu gönderen ülkenin lokomotif takımı Al Ahly’nin oyuncusu olan Afroto; takımının en çok öne çıkan oyuncusu konumunda. İki kanatta da görev yapabilen solak isim, topla oldukça süratli ve son vuruşları etkili bir şekilde yapabiliyor. Bire birde adam geçerken patlama özelliği sayesinde rakibinden kopabilen ve de çoğu zaman faulle durdurulabilen bu oyuncu, serbest atışları da etkili kullanarak top ona her geldiğinde tehlike yaratmayı başarabiliyor. Eğer Mısır takımından herhangi bir oyuncu Avrupa’ya transfer olursa ilk ikide Afroto’nun olacağı kesin gibi gözüküyor.

Mohamed TALAAT: Takımının oyun düzeninde tek forvet olarak görev yapan bu oyuncu fiziği ve görünüşü ile Mido’yu andırsa da rakip defansları zorlayabilen ve pozisyon yaratmayı başarabilen bir forvet. Top rakipdeyken pres yaparak defansı rahat çıkartmıyor ve ceza sahasındaki stabil olmayan hareketli oyun yapısıyla gelecek vadeden bir oyuncu. Gelişiminin kesinlikle takip edilmesi gerek..


PARAGUAY

Ronald HUTH: Bonservisi Liverpool’da bulunan fakat Vicenza’da kiralık olarak forma giyen bu stoper üstün fiziği ve özgüveni ile Paraguay’ın dikkat çeken isimlerinden. İkili mücadelelerde başarı yüzdesinin yüksek olmasının yanı sıra ani müdahalelerde rakip yerine topa girerek önemli bir oyuncu olduğunu ilk maçtan kanıtladı. İzlediğimiz iki maç sonunda tek hatasında -belki de özgüveni yüksek olması nedeniyle – kırmızı kart gördü. İsmini ilerleyen senelerde önemli defans oyuncuları arasında duymamız muhtemel..

Gustavo CRISTALDO: Sol kanada yakın görev yapan bu oyuncu açıkçası takımında en çok göze çarpan 2-3 oyuncudan biri. Oyun görüşünün yüksek olmasının yanı sıra ofansif orta saha olarak görev yapan bu oyuncu defansif anlamda da çok çalışkan. Topla her buluştuğunda diğer kanattaki Villarealli arkadaşı Hernan PEREZ gibi takımını hızla atağa kaldıran bu isim Paraguay’ın turnuvada üst turlara çıkmasını sağlayabilir..


Federico SANTANDER: Şampiyonada birçok takımın artık tek forvetli ve orta sahayı kalabalık tutan bir oyun anlayışı ile sahaya çıktığını görüyoruz. Dolayısıyla ilerideki bu tek forvetin birçok özelliği bünyesinde barındırması gerekiyor. Uzun boylu ve kalıplı sayılabilecek Federico Santander çok çalışkan olmasının yanı sıra arkadaşları için pozisyon hazırlayabilecek kadar teknik dolayısıyla gol vuruşlarında becerikli bir oyuncu. Kesinlike takip edilmesi gerek.

İTALYA

Silvano RAGGIO: Oyun stili, mevkisi, hırsı ve fiziki benzerliği ile Daniele De Rossi’yi andıran bu oyuncu takımının hem defansta hem ofansta en önemli oyuncusu. Geride önemli müdahaleleri ile topu kazanabilen bu isim bu topu kullanmaktan çekinmeyen ve aynı zamanda da sıkıntı çekmeyen bir oyuncu. Savaşçı kimliği şu turnuvada takımı İtalya’yı ayakta tutan önemli özelliklerden biri.

B GRUBU:

NİJERYA

Obiora NWANKWO: İlk maçında stoper olarak başlayan bu defans oyuncusu değişiklikler sonucunda orta sahaya geçerek bizlere zeki bir oyuncu olduğunu, doğru paslarla takımını rahatlatan ve ileri çıkmasını sağlayan biri olduğunu kanıtladı. Nijerya’nın göze çarpan oyuncularından..

VENEZUELA

Jonathan DEL VALLE: Venezuela’nın en öne çıkan ismi olan DEL VALLE bu yazı kaleme alınırken 4 golle turnuvanın en golcü oyuncusu konumunda. Golü koklayabilen bir forvet ve gol vuruşları oldukça etkili. Hızıyla bir anda rahat olduğunu düşünen bir defans oyuncusuna tehlike yaratıp kendine gol şansı yaratabiliyor.

İSPANYA

Fran MERIDA: Zaten fazla bir şey söylemeye gerek yok, Merida klas İspanyol takımının oyunuyla da beraber turnuvanın yıldızı olmaya aday. Güzel gollerine ve paslarına devam ederek Arsenal’in gençler konusunda ne kadar doğru işler yaptığını birkez daha ortaya koyuyor. Takımını en azından yarı finale kadar taşıyacağını düşünüyorum.

Aaron NIGUEZ: Milli kadroya şu an ikinci ligde bulunan Celta Vigo’dan dahil olan bu oyuncu yüksek hızı ve gol vuruşlarıyla, gol yüzdesi yüksek olan bir kanat oyuncusu. Bu oyununa devam ederse turnuvanın ardından transfer yapması çok yüksek bir ihtimal.

Daniel PAREJO: Tabiiki Merida, Niguez ve Asenjo gibi isimler İspanyol takımında en çok konuşulan isimler ama benim en çok beğendiğim oyuncu orta saha oyuncusu PAREJO oldu. Topla çok rahat ve saha içerisinde %90 oranında yapılabilecek en doğru hareketi yapıyor. Paslarının şiddeti ve isabeti olağanüstü. Takımını oldukça rahatlatıyor ve ön taraftaki hızlı oyunculara en uygun pasları atmayı iyi biliyor.

Emilio N’SUE: Afrika orijinli bu oyuncu tek forvet olarak görev yaptığı takımında hızını, tekniğini ve fizik gücünü dengelemiş bir isim olarak öne çıkıyor. Zaten karşı kaleye rahat gidebilen İspanyol takımında ileri atılan toplar onun sayesinde geri dönmüyor, orada kalarak oyun kurulabiliyor. 2 – 3 sene içerisinde La Liga’da ismini büyük harflerle duymamız mümkün.



devamı gelecek...

5 Ekim 2009 Pazartesi

İnsanın vaybe diyesi geliyor...


Gökhan Töre... Daha önce ilk kez ümit milli takımın Beşiktaş ile oynadığı maçta izlemiştim ve bir videosunu sizlerle paylaşmıştım. Tam saha dergisine röportaj vermiş transfer sürecini anlatıyor. Ama ilgi çeken bir kısım var. İlgi çekici...

Muhabir soruyor. Chelsea'deki abilerinle aran nasıl?

Gökhan'da anlatıyor...

Evimin hemen yanında Salomon Kalou oturuyor. Onunla dışarı çıkıp geziyoruz, bazen evde playstation oynuyoruz. Essien'le, Ferreira'yla, Joe Cole'la aram çok iyi. Hepsi yıldız oyuncular ama aynı zamanda çok da iyi insanlar. Genç oyuncularla ilişkilerinde, "Ben büyüğüm, sen küçüksün, haddini bil" gibi bir tavırları asla yok. Ben milli takımlardaki arkadaşlarımdan biliyorum; mesela antrenmanda bir bacakarası attıklarında, takımdaki ağabeyleri tarafından, "Kendini ne zannediyorsun, bizimle dalga mı geçiyorsun?" diye azarlanabiliyorlar. İngiltere'de oynadığım futbolcuların hepsi dünya çapında birer star ama hiçbiri bana böyle davranmıyor. Burada bir takım arkadaşınıza antrenmanda bacakarası attığınız zaman, "Aferin, süpersin, aynen devam et" diye teşvik ediyor. Bu çok güzel bir şey. Genç oyuncunun kendisine güven kazanmasını ve moral bulmasını sağlıyor. Avrupa futbolundan farkımız, ya da bizim futbolcuların avrupadakilerden kafa yapısı olarak ne gibi farkı var diye soruyoruz ama çok fark var...

25 Eylül 2009 Cuma

Bravo Kaş


Sabah gazeteleri karıştırırken Milliyet'te gözüme çarptı. Beşiktaşlı İbrahim Kaş alt yapı çalışanlarına 1000'er tl dağıtmış. Örnek gösterilebilecek bir davranış. Nerden geldiğini unutmamış. Yılda 1 bucuk milyon euro kazanan futbolcunun 20-30 bin tlyi dağıtması onun maddi kaybı olarak gözükmeyebilir. Ancak O çalışanların eminimki 1000 tl ye ihtiyacları vardı. Bravo İbrahim Kaş. Hiç kimse nerden geldiğini unutmamalı...

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Altyapı çöktü


Transferde şov yapan Fenerbahçe, Avrupa Ligi için UEFA'ya bildirilen 25 kişilik kadroya kulüpten yetişen 4'üncü futbolcuyu koyamayınca, listede sadece 24 oyuncu yer bulabildi

25'TE 4 ALTYAPI ZORUNLU

Avrupa'da oynayacağınız maçlar için bildireceğiniz 25 kişilik oyuncu listesinde en az 4 tane kulüpte yetişen (15-21 yaşları arasında kulüpte 3 yıl düzenli futbol oynamış) en az 4 tane de Türkiye'de yetişen (15-21 yaşları arasında Türkiye'de bir kulüpte 3 yıl düzenli futbol oynamış) futbolcu bulundurma zorunluluğu var. Geri kalan 17 oyuncu için herhangi bir şart bulunmuyor. Fenerbahçe, listeyi hazırlarken Türkiye'den yetişen futbolcu konusunda sıkıntı yaşamadı. Ancak kulüpten yetişen Semih Şentürk, Volkan Babacan ve Fehmi Mert Günok dışında 4'üncü isim bulunamayınca UEFA'ya verilen A listesi 24 kişide kaldı. Sarılacivertliler Honved listesinde bulunmayan Özer Hurmacı'yı kadroya ekleyebilmek için Furkan'ı dışarda bırakmak zorunda kaldı. Muhtemel stoper transferinde de yine bir oyuncu listeden çıkarılıp yeni yabancı 24 kişilik kadroya alınacak. Yani kulüpten yetişen bir isim gelmediği sürece sayı asla 25'e çıkamayacak.

Fenerbahçe'nin UEFA'ya bildirdiği kadrolar

A KADROSU
Volkan Demirel Volkan Babacan * Fehmi Mert Günok * Gökhan Gönül Önder Turacı Fabio Bilica Roberto Carlos Andre Santos Gökçek Vederson Bekir İrtegün Deniz Barış Emre Belözoğlu Alex de Souza Cristian Oliveira Uğur Boral Selçuk Şahin Mehmet Topuz Ali Bilgin Abdülkadir Kayalı Kazım Kazım Daniel Güiza Semih Şentürk * Özer Hurmacı Deivid de Souza

B KADROSU
Alptekin Teytey Alper Piliç Ertuğrul Taşkıran Barış Yardımcı Sertaç Eren Murat Özer İsmail Aslan Yasin Gurbet

* Kulüpte yetişen oyuncu

Galatasaray Fenebahçe'ye bu konuda fark attı...

Galatasaray'ın UEFA'ya bildirdiği kadrolar

A KADROSU
Leo Franco Aykut Erçetin Orkun Uşak * Emre Güngör Uğur Uçar * Gökhan Zan Emre Aşık Alparlsan Erdem Volkan Yaman Servet Çetin Tobias Linderoth Barış Özbek Arda Turan * Mehmet Topal Mustafa Sarp Ayhan Akman Harry Kewell Hakan Balta Serkan Kurtuluş Sabri Sarıoğlu * Kader Keita Milan Baros Yaser Yıldız Shabani Nonda Serkan Çalık

B KADROSU
Ergün Emirhan Sadrettin Kocaoğlu Semih Kaya Emrah Yollu Murat Akça Aydın Yılmaz Emre Çolak Serdar Eylik Caner Öztel Özgürcan Özcan Erhan Şentürk Cem Sultan

* Kulüpte yetişen oyuncu

9 Ağustos 2009 Pazar

Adamdın Skibbe...



Galatasaray'a geldiği ilk günü hatırlıyorum. Adnan Sezgin Tesisleri gezdiriyordu. Güler yüzlü sevecen biriydi. Önceki sezon uefa kupasında Galatasaray'a Leverkusen'in başındayken 5-1 bir hezimet yaşatmıştı. Ve artık Galatasaray'ın başındaydı. Stajer olarak nitelendirildi. Büyük teknik direktör değil denildi. Ben hala aksini söylüyorum bence iyi teknik direktördü bizim basın harcadı onu. Karizması yokmuş. Şuan Rijkaard'ın Galatasaray'a oynattığı sistemden cokta farklı bir sistemle takımı oynattığını düşünmüyorumda zaten. Rijkaard başarılı olursa eminimki Skibbe'nin attığı temele sadece kat cıkmış olur. Sadece acımasız davranıyoruz. Her konuda. Sabır yok. Şu futbolculara gösterdiğimiz sabrın yüzde 20 sini teknik adamlara göstersek nolur sanki. Tek suçlu geçen yıl Skibbe'miydi. Bence değildi. Onun geldiği gün ve gönderildiği güne kadar hep yanındaydım. İşinin ehliydi bence. Onun döneminde Galatasaray Uefa'da yolunada devam ediyordu. Ligdede kötü durumda da değildi. Arda ile yaptığım bir röportajda ona Skibbe'yi sormuştum. Arda'nın sözleri aynen şöyle "Eğer bir gün futbolu bırakır ve teknik direktörlük yaparsam aynı Skibbe gibi olmak isterim" Ki Fatih Terim'lede çalıştı ve hala çalışıyor Arda. Bu söz yeterli bence. Türk futbolunun şuan ki 1 numarasının ağzında cıkıyordu bu sözler. Gelişin ve gidişinde güzeldi Mıchael Skıbbe. Bu arada Bundesliga'da Fkankfurt'u çalıştırmaya başlamış. İlk maçında da Werder Bremen'i Deplasmanda 3-2 mağlup etmişler. Bir gözüm artık hep onun çalıştırdığı takımlar ve oynadığı maçlarda olucak.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Ona yıldız diyorlar...

Buyrun Batuhan Karadeniz'in yaptıkları. Ona yıldız dersek diğer oyunculara ayıp etmiş olmazmıyız...

* Antalyaspor’la oynanan PAF maçında golünü attı, rakip tribünlere yaptığı profesyonellik dışı hareket nedeniyle kırmızı kart gördü.
* 17 Yaş Altı Futbol Şampiyonası Yarı Finali’nde Türkiye’nin Fransa’yla yaptığı maç penaltılara kaldı. Batuhan, penaltıyı atacağı köşeyi rakip kaleciye işaret etti ve penaltıyı kaçırdı. Türkiye turnuvadan elendi.
* 2007-2008 sezonundaki Fenerbahçe karşılaşmasında boş kaleye golü atacak olan arkadaşı Higuain’e pas vermedi. Bu pozisyonu, “Kral yapmayacaksın, kral olacaksın” diye yorumladı.
* Eskişehirspor’a kiralanması gündeme geldiğinde Denizli’nin Batuhan’a, “Gelecek sezon buraya daha güçlü olarak geleceksin” dediği, genç oyuncunun ise, “Ben gelirim, ancak geldiğimde siz burda olur musunuz bilemem” dediği iddia edildi.
* Eskişehir’de çıktığı ilk antrenmanda, “Beşiktaş şampiyon olamaz. Denizli soldaki adamı sağda, sağdaki adamı solda oynatıyor” dedi. Daha sonra özür diledi.
* Fenerbahçe-Eskişehirspor maçı öncesinde kamptan kaçtığı ortaya çıktı. Kadrodışı bırakıldı.
* Kırmızı ışıkta durmayan Batuhan’ın, alkollü olduğu ve hapse atıldığı iddia edildi. Ancak yıldız oyuncunun ehliyetsiz olduğu için polisten kaçtığı belirtildi.

*Yukarıda yazılı olanlar basından topladıklarım. Bitane'de ben ekliyeyim. Galatasaray - Beşiktaş Süper gençler ligi maçı. Florya'da oynanıyor Beşiktaş 1-0 geride Beşiktaş teknik direktörü Batuhan'a kenardan bişeyler anlatmaya çalışıyor. Batuhan'ın hocasına yaptığı hareketleri ve takındığı tavırları görseniz yok artık derdiniz.

Dün lig tv'nin canlı yayınına telefonla bağlandı. Mustafa Denizli'ye 1 sene sonra sen burda olmayacaksın ama ben hala burda olacağım dedi mi demedi mi diye soruldu. Dese bile demedim diyeceğini herkes biliyordu. Mustafa Denizli'ye bunu söylememiş olabilir ama. Alt yapıdaki bütün hocalarına bu cümleyi ya da buna benzer cümleleri kuklandığını düşünüyorum. Yıldız oyuncu Batuhan işte...